112 Acil Çağrı Merkezine “Asılsız İhbara 15.000 TL Ceza”
16 Mayıs 2025 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7547 sayılı Kanun’un 13.maddesi ile 5326 Sayılı Kabahatler Kanunu’nun 42/A maddesi başlığı ile birlikte değiştirilmiştir. Kanun’un ilgili madde başlığı daha önce “Asılsız ihbar” iken, değiştirilmek suretiyle “Asılsız çağrı ve asılsız ihbar” olarak mevzuattaki yerini almıştır.
Yapılan son kanun değişikliği ile, 112 Acil Çağrı Merkezini meşgul etmek amacıyla arayarak görevlilerle konuşan veya ısrarla çağrı bırakan kişiye il valileri tarafından binbeşyüz Türk Lirası idari para cezası verileceği, yapılan ihbarın asılsız olduğunun olay yerine giden ekiplerce tutanakla tespit edilmesi halinde ise il valileri tarafından onbeşbin Türk Lirası idari para cezası verileceği düzenleme altına alınmış, yukarıda yazılı fiillerin bir yıl içinde tekrarı halinde idari para cezasının iki katı olarak uygulanacağı da düzenlenerek söz konusu yasa değişikliği Resmi Gazete’de yayımlandığı tarih itibariyle yürürlüğe girmiştir.
Mevzuatta düzenlenmesinin ötesinde toplumsal açıdan da hassas bir konu olan asılsız ihbarlar, toplumda başta sağlık sisteminde olmak üzere düzenin sağlanması noktasında kamu görevlilerini işinden alıkoymak suretiyle gerçekte hizmet verilmesi gereken kamusal beklentilerin gecikmesine sebep olarak bu anlamda hizmet kalitesinin düşmesi ile birlikte kamunun beklediği hizmetin aksaması şeklinde tezahür etmektedir. Her bireyin aynı zamanda hakkı olan ihbar hususunda sorumluluk sahibi olduğu bir düzen, ancak bireylerin bu anlamdaki sorumlulukları doğrultusunda hareket etmeleri ile gerçekleşebilecektir. Bunun sağlanması noktasında kişilerin zaman zaman gösterdiği sorumsuzluk ya da zafiyet durumlarını öngören kanun koyucu da, bu tür toplumsal düzenin aksamasına sebebiyet verecek kabahatler yönünden kanunda düzenlemeye gitmiştir. Bunun karşılığı olarak yürürlükte bulunan 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’na asılsız yapılan ihbarlara ilişkin madde eklenmiş ve söz konusu madde yukarıda belirtilen kanun ile yapılan değişiklik sonucu güncel halini almıştır.
Konunun daha iyi anlaşılması açısından kanunun eski ve yeni halini aşağıda paylaşmanın yararlı olduğunu düşünmekteyim.
KANUNUN ESKİ HALİ
Asılsız ihbar
Madde 42/A-
112 Acil Çağrı Merkezini asılsız ihbarda bulunmak suretiyle meşgul ettikleri tespit edilen kişilere bu Kanuna göre il valileri tarafından ikiyüzelli Türk Lirası idari para cezası verilir. Tekerrür halinde bu ceza iki katı olarak uygulanır.
KANUNUN YENİ HALİ
Asılsız çağrı ve asılsız ihbar
Madde 42/A-
(1) 112 Acil Çağrı Merkezini meşgul etmek amacıyla arayarak görevlilerle konuşan veya ısrarla çağrı bırakan kişiye, il valileri tarafından binbeşyüz Türk Lirası idari para cezası verilir.
(2) 112 Acil Çağrı Merkezine yapılan ihbarın asılsız olduğunun olay yerine giden ekiplerce tutanakla tespit edilmesi halinde kişiye, il valileri tarafından onbeşbin Türk Lirası idari para cezası verilir.
(3) Bu maddede yazılı fiillerin bir yıl içinde tekrarı halinde idari para cezası iki katı olarak uygulanır.
Yukarıda yer verildiği üzere Kabahatler Kanunu’nda 7547 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik öncesi sadece asılsız ihbar hususunda yaptırım gerektiren eylemlere dair düzenleme söz konusu iken, değişiklik sonrası asılsız ihbar ile birlikte asılsız çağrı yapılması da kabahat olarak kanundaki yerini almıştır. Kanun değişikliği ile birlikte acil çağrı merkezini meşgul etmek amacıyla arayarak görevlilerle konuşan veya ısrarla çağrı bırakan kişilerin temel bir idari para cezası ile karşılaşacağı, yapılan ihbarın asılsız olduğunun görevlilerce tutanakla tespit edilmesi halinde de kanunun temel şeklindeki cezanın on kat artırılmış bir idari para cezasının söz konusu olacağı görülmektedir.
Son yasa değişikliği doğrultusunda uygulanacak idari para cezalarına bakıldığı vakit temel şekli itibariyle binbeşyüz Türk Lirası olan idari para cezası, artırılmış hali ile yani ihbarın asılsız olduğunun tutanakla tespiti üzerine onbeşbin Türk Lirası olarak uygulanacak ve en nihayetinde kanunda yazılı fiillerin bir yıl içinde tekrarı halinde idari para cezası iki katı olarak uygulanacaktır.
Düzenleme doğrultusunda kanunda değişiklik sonrası yapılan incelemeye göre, bir eylemin (inceleme konusu kapsamında) kabahat olarak değerlendirilebilmesi için acil çağrı merkezinin meşgul etmek amacı ile aranarak görevlilerle konuşulması veya ısrarla çağrı bırakılmasının yaptırıma bağlandığı görülmektedir. Unsurları itibariyle kabahatten bahsedebilmek için son düzenlemede yer verilen bu hususların oluşması gerektiği gibi, ihbarın asılsız olduğunun olay yerine giden ekiplerce tutanakla tespit edilmesi durumuna ayrıca yer verildiği görülmektedir. Yani çağrı merkezinin meşgul etmek amacıyla aranması yaptırımın temel şeklini oluştururken, arama sonucu yapılan ihbar üzerine sevk edilen ekiplerin olay mahalli olarak bildirilen yere giderek ihbarın asılsız olduğu hususunu tutanakla tespit etmesi kabahatin bir anlamda nitelikli halini oluşturmaktadır. Tabi kanun sistematiği açısından da kabahat eylemleri yönünden temel şekli ile nitelikli hali arasında da öngörülen ceza miktarı açısından artan bir kademede idari para cezası belirlenmiştir. Temel şeklinde binbeşyüz Türk Lirası ceza uygulanacak iken, nitelikli durumda ceza miktarı onbeşbin Türk Lirası olacaktır. Bu arada temel ya da nitelikli hali ile fiillerin bir yıl içinde tekrarı halinde idari para cezası iki katı olarak uygulanacaktır.
Mevzuatımıza 02/07/2018 tarihli 703 sayılı KHK’nın 20.maddesi ile eklenmek suretiyle giren Kabahatler Kanunu’nun 42/A maddesi, yukarıda da değinilerek detaylıca açıklandığı üzere 7547 sayılı Kanun ile başlığı ile birlikte değiştirilerek son halini almıştır. Burada açıklamakta yarar vardır ki, değişiklik öncesi itibari ile Kabahatler Kanunu’nun 42/A maddesi Anayasa’nın 91.maddesine aykırı olduğu gerekçesi ile yapılan iptal başvurusu üzerine Anayasa Mahkemesi’nin 07/12/2023 tarih 2018/117 Esas 2023/212 Karar sayılı kararı ile başvuru gerekçesi doğrultusunda tespit edilen Anayasa’ya aykırılığı nedeniyle iptal edilmiştir. Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı Resmi Gazete’nin 04/06/2024 tarihli 32566 sayısı ile yayımlanmıştır. İptal edilmesi ile birlikte iptal hükmünün Anayasa’nın 153.maddesinin üçüncü fıkrası ile 6216 sayılı Kanun’un 66.maddesinin (3) numaralı fıkrası gereğince kararın Resmi Gazete’de yayımlanmasından başlayarak oniki ay sonra yürürlüğe girmesine karar verilmiştir.
Buradan anlaşıldığı üzere 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 42/A maddesinin iptali kararı Resmi Gazete’de oniki ay sonra yürürlüğe girmek üzere 04/06/2024 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanmıştır. Yayım tarihine göre hesap edilen oniki aylık süre 04/06/2025 tarihine denk gelmektedir. Yani önümüzdeki günlerde söz konusu kanun maddesi Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı doğrultusunda yürürlüğe girecek iken, 7547 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonucu, iptaline karar verilen kanun maddesi başlığı ile birlikte değiştirilmek suretiyle Anayasa Mahkemesi’nin değişiklik öncesine matuf iptal hükmü bir anlamda karşılıksız kalmıştır.
Konunun daha iyi anlaşılabilmesi açısından Anayasa Mahkemesi’nin söz konusu iptal kararının ilgili bölümlerine aşağıda yer verilmiştir.
ANAYASA MAHKEMESİNİN İPTAL KARARI
Esas Sayısı : 2018/117
Karar Sayısı : 2023/212
Karar Tarihi : 7/12/2023
R.G. Tarih – Sayı : 4/6/2024 – 32566
…
I. KHK’nın 20. Maddesiyle 5326 Sayılı Kanun’un 42. Maddesinden Sonra Gelmek Üzere Eklenen 42/A Maddesinin İncelenmesi
1. İptal Talebinin Gerekçesi
160. Dava dilekçesinde özetle; kuralın Anayasa değişikliklerine uyum sağlama amacıyla herhangi bir ilgisi bulunmadığından Yetki Kanunu kapsamına girmediği, ayrıca ceza normu öngörmesi sebebiyle Anayasa’nın 38. maddesi kapsamında olduğu, bu nedenle KHK ile düzenlenemeyecek yasak alanda kaldığı belirtilerek Anayasa’nın mülga 91. maddesine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
2. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
161. 5326 sayılı Kanun’un dava konusu kuralla eklenen 42/A maddesinde 112 Acil Çağrı Merkezini asılsız ihbarda bulunmak suretiyle meşgul ettikleri tespit edilen kişilere bu Kanun’a göre il valileri tarafından ikiyüzelli Türk lirası idari para cezası verileceği, tekerrür hâlinde bu cezanın iki katının uygulanacağı hüküm altına alınmıştır.
162. Anayasa’nın “Suç ve cezalara ilişkin esaslar” başlıklı 38. maddesinin birinci fıkrasında “Kimse, işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılamaz.” denilerek suçun kanuniliği ilkesi, üçüncü fıkrasında ise “Ceza ve ceza yerine geçen güvenlik tedbirleri ancak kanunla konulur.” ifadesine yer verilerek cezanın kanuniliği ilkesi getirilmiştir.
163. Anayasa’nın 38. maddesinde idari ve adli cezalar arasında bir ayrım yapılmamış, ayrıca ceza yerine geçen güvenlik önlemleri de madde kapsamına alınmıştır. Dolayısıyla adli suç ve cezalar kadar katı değerlendirilmemekle birlikte idari suç ve cezalar da Anayasa’nın 38. maddesinde öngörülen ilkelere tabidir. Nitekim Anayasa Mahkemesi de 11/6/2009 tarihli ve E.2007/115, K.2009/80 sayılı kararında kabahatlerin cezai nitelikte olduğunu kabul etmiştir.
164. Anayasa’nın 38. maddesi, Anayasa’nın İkinci Kısmı’nın İkinci Bölümü’nde yer almaktadır. Bu bölümde yer alan kişi hakları ve ödevleri Anayasa’nın mülga 91. maddesi uyarınca KHK ile düzenlenemeyecek konular kapsamına girmektedir. Dolayısıyla kural, Anayasa’nın 38. maddesi kapsamındaki idari yaptırımlara dair bir düzenleme niteliği taşıdığından Anayasa’nın mülga 91. maddesi uyarınca KHK ile düzenlenemeyecek yasak alan içinde kalmaktadır.
165. Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa’nın mülga 91. maddesine aykırıdır. İptali gerekir.
…
20. maddesiyle 30/3/2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’na eklenen 42/A maddesinin Anayasa’nın mülga 91. maddesi yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE, iptal hükmünün Anayasa’nın 153. maddesinin üçüncü fıkrası ile 6216 sayılı Kanun’un 66. maddesinin (3) numaralı fıkrası gereğince KARARIN RESMÎ GAZETE’DE YAYIMLANMASINDAN BAŞLAYARAK ONİKİ AY SONRA YÜRÜRLÜĞE GİRMESİNE OYBİRLİĞİYLE,
Şeklinde 07/12/2023 tarihinde karar verilmiştir.
NETİCE İTİBARİ İLE;
Her ne kadar 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 42/A maddesi mevzuatımıza 703 sayılı KHK ile girmiş ve akabinde söz konusu kanun maddesinin Anayasa’ya aykırılığı gerekçesi ile iptal başvurusuna konu edilmesi üzerine Anayasa Mahkemesi tarafından yapılan inceleme neticesinde kanun maddesinin Anayasa’ya aykırı olduğunun tespiti ile iptaline karar verilmiş ise de, iptal kararı yürürlüğe girmezden önce 7547 sayılı Kanun ile 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 42/A maddesi madde başlığı ile birlikte tamamen değiştirilmek suretiyle yürürlüğe girmiştir.
Toplumsal düzenin sağlanması yönünden aynı zamanda hassas bir konuyu ilgilendirmesi açısından Kabahatler Kanunu’ndaki düzenlemenin beklenen ihtiyaca cevap vermesi temennisi ile, sorumluluk sahibi bireylerden oluşacak toplumda bu kabahatin işlenmemesini de temenni ederek, kanundaki iş bu değişikliğin kamuoyu tarafından bilinmesinin son derece yararlı olduğu düşüncesindeyim.22/05/2025
Av. Büşra TEKSÖĞÜT
