Memurun hak ve yükümlülükleri üzerine

657 sayılı devlet memurları kanunu Devlet memurlarına ilişkin tanım, özellikler, hak ve yükümlülükleri içeren, özü itibariyle kamu personelinin görev ifasına ilişkin bir mevzuattır. İncelendiği vakit memuriyete ilişkin bu kanunun devlet memurluğunu haiz çalışanlar açısından sahip olunan ve uyulması gerekli hak ve aynı zamanda birtakım yükümlülükleri içerdiği gözlemlenir. Memuru yakından ilgilendiren mevzuattan kaynaklı “ödev ve sorumluluklar”, “genel haklar” ve “yasaklar” bu yazımızdaki inceleme konumuzu oluşturmaktadır.

Her devlet memurunun memuriyete başlamadan önce ve başladığı sırada sözlü ve yazılı olarak yine dayanağını mevzuattan alan hükümler uyarınca kendisine yapılan tebliğler doğrultusunda, kamusal nitelikte olan üzerine tanımlı iş ve işlemlerini gerek kamusal düzenin aksamaması gerekse olası mağduriyetlere sebebiyet verilmemesi açısından tam, zamanında ve eksiksiz olarak yerine getirmesi gerektiği söylenebilir.

Kanunda yer alan tanımına bakıldığında devlet memuru “Mevcut kuruluş biçimine bakılmaksızın, Devlet ve diğer kamu tüzel kişiliklerince genel idare esaslarına göre yürütülen asli ve sürekli kamu hizmetlerini ifa ile görevlendirilenler, bu Kanunun uygulanmasında memur sayılır. Yukarıdaki tanımlananlar dışındaki kurumlarda genel politika tespiti, araştırma, planlama, programlama, yönetim ve denetim gibi işlerde görevli ve yetkili olanlar da memur sayılır.” şekilde tanımlanmıştır. Bu tanımdan da anlaşılacağı üzere devlet memuru olabilmenin belirli şartları bulunmaktadır. Bu şartları sağlayan ya da yerine getirmiş olan kişiler kendi istek ve talepleri doğrultusunda yapmış olduğu müracaatları neticesinde yapılacak incelemeler ve varsa kamu görevinin gereği özel sınav sonuçlarına göre memuriyete engel herhangi bir hal tespit edilmediği durumlarda memuriyete kabulleri yapılmaktadır. Buradan da anlaşıldığı üzere devlet memurları, idare tarafından belirlenen esaslar doğrultusunda asli ve sürekli yürütülmesi gereken kamu hizmetleri yönünden görevlerini yapmaktadır.

Devlet memuru olmanın kişiler açısından getirdiği bir takım hak ve yükümlülükler olduğunu söylemiştik. İşte bu hak ve yükümlülükler her memurun mutlak bilmesi gerekli olan hususları içerdiği için, kamu görevini ifa eden görevliler açısından son derece önem arz etmektedir.

Memurların sahip olduğu haklar ile uymakla yükümlü oldukları sorumluluklarda en temel başvuru kaynağımız 657 sayılı Kanun’dur. Bunun yanı sıra yine ilgisine göre yürürlükte bulunan diğer bazı kanunlar, tüzükler ve yönetmelikler de kamu hizmetinin yürütümü ile memurun çalışma usul ve esaslarına yol gösterici,  bir başka deyişle ışık tutucu niteliktedir.

Kanımızca iyi bir devlet memuru olabilmenin,  bu göreve namzet ve hali hazırda bu görevi üstlenmiş olan kişiler açısından en önemli kuralını, en sade biçimde “üzerine tanımlı iş ve işlemlerin tam, zamanında ve eksiksiz yerine getirilmesi” olarak ifade edebiliriz. Bu kural dışarıdan basit bir tanım gibi görünse de, aslında bünyesinde derin anlamlar ihtiva etmekte, bir çok mevzuat hükmü ile ifade edilmek istenilenleri anlaşılır bir lisan ile ortaya koymakta, memurlara yol gösterici niteliği ile de tabiri caizse rehber niteliği taşımaktadır.

Hangi konuda olursa olsun hakkını bilmeyen, hakkını kullanamayacak ve daha da önemlisi yeri geldiğinde, sahip olmasına rağmen varlığından habersiz olduğu hakkını ya da çoğul ifade ile haklarını savunamayacaktır. Bu cümleden olarak hukuk sistemimizde yer alan “hak” kavramına kısaca değinmekte ve akabinde de memuriyet kapsamında sahip olunan hak kavramını da irdeleyerek, yazımızın asıl konusu olan memuriyet anlamında bu hakların anlamını, kapsamını ifade etmekte yarar olduğunu düşünüyorum.

Hukuki anlamda “hak”, en kısa özeti ile bir kimseye hukuk düzeni tarafından tanınan ve korunan menfaatlerdir. Memur hukukunda ise bu haklar, memurun kamu görevi sırasında veya bu görevle bağlantılı olarak sahip olduğu yetki ve menfaatlerdir.

Bu tanımdan yola çıkarak, ele almakta olduğumuz konuyu oluşturması nedeni ile daha dar bir alana indirgemek suretiyle “memuriyet anlamında hak” kavramına baktığımızda, insan hayatının ayrılmaz bir parçası olan, hukuktan ayrı değerlendirilmesi mümkün olmayan “hak”kın her bir memur açısından taşıdığı engin anlamını mevzuattaki anlatımının ötesinde sade, anlaşılır bir dille özetle ifade etmek gerekirse, memuriyet görevini haiz kişilerin görev hayatındaki düzen içerisinde kamu hizmetinin daha sağlıklı yürütülmesinin de teminini sağlayabilmek açısından memurların her türlü olumsuzluktan / kuralsızlıktan korunmalarını sağlayan, hukuk sistemi çerçevesinde koruma altında bulunan ve kamu gücü ile korunma ayrıcalığı sayesinde re’sen oluşan koruma kalkanı altında memurlara tanınan eşsiz ayrıcalıklardır. Memurların görevi, kamu hizmetinin yerine getirilmesi olduğuna göre, kendilerine mevzuat gereği sağlanan bu ayrıcalıkların da aslında yine hizmet bekleyen kamu yararına olduğu, burada bahsedilen ayrıcalıkların bireysel bir korumanın ötesinde, özü itibariyle aslında yine kamuya hizmet ettiğini de belirtmenin, ifade edilmek istenilen anlatımda olası yanlış algıları önleyeceğini söylemek de yerinde bir hatırlatma olacaktır.

Yani tabiri caizse kendisine kalkan olacak memuriyet nedeniyle sahip olunan haklar, memurlar tarafından ifa etmekle yükümlü oldukları görevlerini layıkıyla yapabilmeleri için uygun zemin olarak nitelendirilebilir. Bu durumda memurlar, kamu otoritesi tarafından sağlanan bu ayrıcalıklar sayesinde rolüne uygun olarak mevzuatta tanımlanan ve amirleri tarafından uygun görülerek tevdi edilen görevleri en iyi şekilde yerine getirebileceklerdir.

657 sayılı Devlet Memurları Kanununda memurlar için tanımlanan “ödev ve sorumluluklar”, “genel haklar” ve “yasaklar” aşağıda belirtilmiştir.

ÖDEVLER VE SORUMLULUKLAR:

Sadakat:

Madde 6-Devlet   memurları,  Türkiye  Cumhuriyeti  Anayasasına  ve  kanunlarına  sadakatla bağlı  kalmak  ve  milletin  hizmetinde Türkiye Cumhuriyeti   kanunlarını sadakatla uygulamak zorundadırlar. Devlet memurları bu hususu “Asli Devlet Memurluğuna” atandıktan sonra en geç bir ay içinde kurumlarınca düzenlenecek merasimle yetkili amirlerin huzurunda yapacakları yeminle belirtirler ve özlük dosyalarına konulacak aşağıdaki “Yemin Belgesi” ni imzalayarak göreve başlarlar.

Türkiye Cumhuriyeti Anayasasına, Atatürk İnkılap ve İlkelerine, Anayasada ifadesi bulunan Türk Milliyetçiliğine sadakatla bağlı kalacağıma; Türkiye Cumhuriyeti kanunlarını milletin hizmetinde olarak tarafsız ve eşitlik ilkelerine bağlı kalarak uygulayacağıma; Türk Milletinin milli, ahlaki, insani, manevi ve kültürel değerlerini benimseyip, koruyup bunları geliştirmek için çalışacağıma; insan haklarına ve Anayasanın temel ilkelerine dayanan milli, demokratik, laik, bir hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyetine karşı görev ve sorumluluklarını bilerek, bunları davranış halinde göstereceğime namusum ve şerefim üzerine yemin ederim. 

Tarafsızlık ve devlete bağlılık:

Madde 7 – Devlet memurları siyasi partiye üye olamazlar, herhangi bir siyasi parti, kişi veya zümrenin yararını veya zararını hedef tutan bir davranışta bulunamazlar; görevlerini yerine getirirlerken dil, ırk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din ve mezhep gibi ayırım yapamazlar; hiçbir şekilde siyasi ve ideolojik amaçlı beyanda ve eylemde bulunamazlar ve bu eylemlere katılamazlar.

Devlet memurları her durumda Devletin menfaatlerini korumak mecburiyetindedirler. Türkiye Cumhuriyeti Anayasasına ve kanunlarına aykırı olan, memleketin bağımsızlığını ve bütünlüğünü bozan Türkiye Cumhuriyetinin güvenliğini tehlikeye düşüren herhangi bir faaliyette bulunamazlar. Aynı nitelikte faaliyet gösteren herhangi bir harekete, gruplaşmaya, teşekküle veya derneğe katılamazlar, bunlara yardım edemezler, 

Davranış ve işbirliği:

Madde 8 – Devlet memurları, resmi sıfatlarının gerektirdiği itibar ve güvene layık olduklarını hizmet içindeki ve dışındaki davranışlariyle göstermek zorundadırlar.

Devlet memurlarının işbirliği içinde çalışmaları esastır. 

Yurt dışında davranış:

Madde 9 – Devlet memurlarından sürekli veya geçici görevle veya yetişme, inceleme ve araştırma için yabancı memleketlerde bulunanlar Devlet itibarını veya görev haysiyetini zedeleyici fiil ve davranışlarda bulunamazlar. 

Amir durumda olan devlet memurlarının görev ve sorumlulukları:

Madde 10 – Devlet memurları amiri oldukları kuruluş ve hizmet birimlerinde kanun ve diğer mevzuatla belirlenen görevleri zamanında ve eksiksiz olarak yapmaktan ve yaptırmaktan, maiyetindeki memurlarını yetiştirmekten, hal ve hareketlerini takip ve kontrol etmekten görevli sorumludurlar.

Amir, maiyetindeki memurlara hakkaniyet ve eşitlik içinde davranır. Amirlik yetkisini kanun ve diğer mevzuatta belirtilen esaslar içinde kullanır.

Amir, maiyetindeki memurlara kanunlara ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerine aykırı emir veremez ve maiyetindeki memurdan hususi bir menfaat temin edecek bir talepte bulunamaz, hediyesini kabul edemez ve borç alamaz. 

Devlet memurlarının görev ve sorumlulukları:

Madde 11 – Devlet memurları kanun ve diğer mevzuatta belirtilen esaslara uymakla ve amirler tarafından verilen görevleri yerine getirmekle yükümlü ve görevlerinin iyi ve doğru yürütülmesinden amirlerine karşı sorumludurlar.

Devlet memuru amirinden aldığı emri, Anayasa, kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ve yönetmelik hükümlerine aykırı görürse, yerine getirmez ve bu aykırılığı o emri verene bildirir. Amir emrinde israr eder ve bu emrini yazı ile yenilerse, memur bu emri yapmağa mecburdur. Ancak emrin yerine getirilmesinden doğacak sorumluluk emri verene aittir.[18]

Konusu suç teşkil eden emir, hiçbir suretle yerine getirilmez; yerine getiren kimse sorumluluktan kurtulamaz.

Acele hallerde kamu düzeninin ve kamu güvenliğinin korunması için kanunla gösterilen istisnalar saklıdır. 

Kişisel sorumluluk ve zarar:

Madde 12 – Devlet memurları, görevlerini dikkat ve itina ile yerine getirmek ve kendilerine teslim edilen Devlet malını korumak ve her an hizmete hazır halde bulundurmak için gerekli tedbirleri almak zorundadırlar.

Devlet memurunun kasıt, kusur, ihmal veya tedbirsizliği sonucu idare zarara uğratılmışsa, bu zararın ilgili memur tarafından rayiç bedeli üzerinden ödenmesi esastır.

Zararların ödettirilmesinde bu konudaki genel hükümler uygulanır. Ancak fiilin meydana geldiği tarihte en alt derecenin birinci kademesinde bulunan memurun brüt aylığının yarısını geçmeyen zararlar, kabul etmesi halinde disiplin amiri veya yetkili disiplin kurulu kararına göre ilgili memurca ödenir. 

Kişilerin uğradıkları zararlar:

Madde 13 – Kişiler kamu hukukuna tabi görevlerle ilgili olarak uğradıkları zararlardan dolayı bu görevleri yerine getiren personel aleyhine değil, ilgili kurum aleyhine dava açarlar. Ancak, Devlet dairelerine tevdi veya bu dairelerce tahsil veya muhafaza edilen para ve para hükmündeki değerli kağıtların ilgili personel tarafından zimmete geçirilmesi halinde, zimmete geçirilen miktar, cezai takibat sonucu beklenmeden Hazine tarafından hak sahibine ödenir. Kurumun, genel hükümlere göre sorumlu personele rücu hakkı saklıdır.

İşkence ya da zalimane, gayri insani veya haysiyet kırıcı muamele suçları nedeniyle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesince verilen kararlar sonucunda Devletçe ödenen tazminatlardan dolayı sorumlu personele rücu edilmesi hakkında da yukarıdaki fıkra hükmü uygulanır.

12 nci maddeyle bu maddede belirtilen zararların nevi, miktarlarının tespiti, takibi, amirlerin sorumlulukları ve yapılacak işlemlerle ilgili diğer hususlar Cumhurbaşkanınca düzenlenecek yönetmelikle belirlenir. 

Mal bildirimi:

Madde 14 – Devlet memurları, kendileriyle, eşlerine ve velayetleri altındaki çocuklarına ait taşınır ve taşınmaz malları, alacak ve borçları hakkında, özel kanunda yazılı hükümler uyarınca, mal bildirimi verirler. 

Basına bilgi veya demeç verme:

Madde 15 – Devlet Memurları, kamu görevleri hakkında basına, haber ajanslarına veya radyo ve televizyon kurumlarına bilgi veya demeç veremezler. Bu konuda gerekli bilgi ancak bakanın yetkili kılacağı görevli illerde valiler veya yetkili kılacağı görevli tarafından verilebilir.

Askeri hizmet ile ilgili bilgiler özel kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin yetkili, kıldığı personel dışın da hiç bir kimse tarafından açıklanamaz. 

Resmi belge, araç ve gereçlerin yetki verilen mahaller dışına çıkarılmaması ve iadesi:

Madde 16 – Devlet memurları görevleri ile ilgili resmi belge araç ve gereçleri, yetki verilen mahaller dışına çıkaramazlar, hususi işlerinde kullanamazlar.

Devlet memurları görevleri icabı kendilerine teslim edilen resmi belge, araç ve gereçleri görevleri sona erdiği zaman iade etmek zorundadırlar. Bu zorunluluk memurun mirasçılarına da şamildir.

GENEL HAKLAR:

Uygulamayı isteme hakkı:

Madde 17 – Devlet memurları, bu kanun ve diğer mevzuata göre tayin ve tesbit olunup yürürlükte bulunan hükümlerin kendileri hakkında aynen uygulanmasını istemek hakkına sahiptirler. 

Güvenlik:

Madde 18 – Kanunlarda yazılı haller dışında Devlet memurunun memurluğuna son verilmez, aylık ve başka hakları elinden alınamaz. 

Emeklilik:

Madde 19 – Devlet memurlarının, özel kanununda yazılı belirli şartlar içinde, emeklilik hakları vardır. 

Çekilme:

Madde 20 – Devlet memurları, bu kanunda belirtilen esaslara göre memurluktan çekilebilirler. 

Müracaat, şikayet ve dava açma:

Madde 21 – Devlet memurları kurumlarıyla ilgili resmi ve şahsi işlerinden dolayı müracaat; amirleri veya kurumları tarafından kendilerine uygulanan idari eylem ve işlemlerden dolayı şikayet ve dava açma hakkına sahiptirler.

Müracaat ve şikayetler söz veya yazı ile en yakın amirden başlayarak silsile yolu ile şikayet edilen amirler atlanarak yapılır.

Müracaat ve şikayetler incelenerek en kısa zamanda ilgiliye bildirilir. Müracaat ve şikayetlerle ilgili esas ve usuller Cumhurbaşkanınca hazırlanacak bir yönetmelikle düzenlenir. 

Sendika kurma:

Madde 22 –Devlet memurları, Anayasada ve özel kanununda belirtilen hükümler uyarınca sendikalar ve üst kuruluşlar kurabilir ve bunlara üye olabilirler. 

İzin

Madde 23 – Devlet memurları, bu kanunda gösterilen süre ve şartlarla izin hakkına sahiptirler. 

Kovuşturma ve yargılama:

Madde 24 – Devlet memurlarının görevleri ile ilgili veya görevleri sırasında işledikleri suçlardan dolayı soruşturma ve kovuşturma yapılması ve haklarında dava açılması özel hükümlere tabidir. 

İsnat ve iftiralara karşı koruma:

Madde 25 – Devlet memurları hakkındaki ihbar ve şikayetler, garaz veya mücerret hakaret için, uydurma bir suç isnadı suretiyle yapıldığı ve soruşturma veya yargılamanın tabi olduğu kanuni işlem sonucunda bu isnat sabit olmadığı takdirde, merkezde bu memurun en büyük amiri, illerde valiler, isnatta bulunanlar hakkında kamu davası açılmasını Cumhuriyet Savcılığından isterler.

YASAKLAR:

Toplu eylem ve hareketlerde bulunma yasağı:

Madde 26 – Devlet memurlarının kamu hizmetlerini aksatacak şekilde memurluktan kasıtlı olarak birlikte çekilmeleri veya görevlerine gelmemeleri veya görevlerine gelipte Devlet hizmetlerinin ve işlerinin yavaşlatılması veya aksatılması sonucunu doğuracak eylem ve hareketlerde bulunmaları yasaktır.

Grev yasağı:

Madde 27 – Devlet memurlarının greve karar vermeleri, grev tertiplemeleri, ilan etmeleri, bu yolda propaganda yapmaları yasaktır.

Devlet memurları, harhangi bir greve veya grev teşebbüsüne katılamaz, grevi destekliyemez veya teşvik edemezler.

Ticaret ve diğer kazanç getirici faaliyetlerde bulunma yasağı:

Madde 28 – Memurlar Türk Ticaret Kanununa göre (Tacir) veya (Esnaf) sayılmalarını gerektirecek bir faaliyette bulunamaz, ticaret ve sanayi müesseselerinde görev alamaz, ticari mümessil veya ticari vekil veya kollektif şirketlerde ortak veya komandit şirkette komandite ortak olamazlar. (Görevli oldukları kurumların iştiraklerinde kurumlarını temsilen alacakları görevler hariç). Memurlar, mesleki faaliyette veya serbest meslek icrasında bulunmak üzere ofis, büro, muayenehane ve benzeri yerler açamaz; gerçek kişilere, özel hukuk tüzel kişilerine veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarına ait herhangi bir iş yerinde veya vakıf yükseköğretim kurumlarında çalışamaz.

Memurların üyesi oldukları yapı, kalkınma ve tüketim kooperatifleri, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve kanunla veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle kurulmuş yardım sandıklarının yönetim, denetim ve disiplin kurulları üyelikleri ile özel kanunlarda belirtilen görevler bu yasaklamanın dışındadır.

Eşleri, reşit olmayan veya mahcur olan çocukları, yasaklanan faaliyetlerde bulunan memurlar bu durumu 15 gün içinde bağlı oldukları kuruma bildirmekle yükümlüdürler,

Hediye alma, menfaat sağlama yasağı:

Madde 29 – Devlet memurlarının doğrudan doğruya veya aracı eliyle hediye istemeleri ve görevleri sırasında olmasa dahi menfaat sağlama amacı ile hediye kabul etmeleri veya iş sahiplerinden borç para istemeleri ve almaları yasaktır.

Kamu Görevlileri Etik Kurulu, hediye alma yasağının kapsamını belirlemeye ve en az genel müdür veya eşiti seviyedeki üst düzey kamu görevlilerince alınan hediyelerin listesini gerektiğinde her takvim yılı sonunda bu görevlilerden istemeye yetkilidir.

Denetimindeki teşebbüsten menfaat sağlama yasağı:

Madde 30 – Devlet memurunun, denetimi altında bulunan veya kendi görevi veya mensup olduğu kurum ile ilgisi olan bir teşebbüsten, doğrudan doğruya veya aracı eliyle her ne ad altında olursa olsun bir menfaat sağlaması yasaktır.

Gizli bilgileri açıklama yasağı:

Madde 31 – Devlet memurlarının kamu hizmetleri ile ilgili gizli bilgileri görevlerinden ayrılmış bile olsalar, yetkili bakanın yazılı izni olmadıkça açıklamaları yasaktır.

Yukarıda belirtilen ve mevzuatta yer alması nedeniyle her bir memur için son derece önemli olan bu “ödev ve sorumluluklar”, “genel haklar” ve “yasaklar” memurlar tarafından özümsenerek anlaşılmalıdır. Memurlar ödev ve sorumlulukları doğrultusunda görevlerini yerine getirme gayretinde olurken, görevleri süresince sahip oldukları hakların bilincinde olmalı ve mevzuat gereği belirlenen yasaklara da uygun davranmalıdır. Mevzuata uygun yerine getirilecek görev sayesinde bir yandan kamusal anlamda memuriyetten beklenen düzeyde hizmet sağlanmış olacakken, diğer yandan da memurlar sahip oldukları haklar kazanımında görevlerini en sağlıklı şekilde yürütme fırsatına sahip olabilecektir. Diğer yandan ise son derece önemli olan yasaklar başlığı altında düzenlenen hususlar konusunda da gerekli hassasiyetin gösterilmesi kanuni bir zorunluluktur. Aksi durumlarda yaptırımlarla karşılaşması mutlak olacak memur açısından olumsuz sonuçlar ortaya çıkabilecektir.

Tüm bu anlatımlar kapsamına göre özetle belirtmekte yarar vardır ki, memurlar mevzuatta tanımlandığı şekli ile görev ve sorumluluklarını yerine getirme noktasında gayret göstermelidir. Memuriyet son derece önemli bir görev olup, devletin her kademesinde görev alan ve görevini layıkı ile yerine getiren memurlar sayesinde resmi iş ve işlemler sorunsuz ve aksamadan yürüyecek, hizmet bekleyen kamunun beklentisi karşılanmış olacaktır.

Av. Büşra TEKSÖĞÜT

Benzer İçerikler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir